19 Mayıs 2008 Gençlik ve Spor Bayramı - Stadyum - Karaburun / İzmir
Anonsumuzda da belirttiğimiz gibi Karaburun Kaymakam ve Belediye Başkanı tarafından Karaburun stadyumunda yapılacak Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerine davet edilen Myway Border Collies üretim çiftliğimiz çok başarılı bir gösteri yaptı. Canine College Köpek Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi-Ankara davet edilmiş olmasına rağmen, bazı özel sebeplerden dolayı etkinliklere katılamadı.
Sabahın erken saatlerinde başlayan etkinlikler, vatanın işgalinin temsili canlandırılmasının ardından başta zeybek olmak üzere Ata’nın sevdiği folklorik dansların yanı sıra, yine onun çok sevdiği Viyana valsleri ve değişik batı kültürünün danslarından örnekler sunuldu.
Bir spor bayramı etkinliği olması hasebiyle, Ata’nın en çok sevdiği hayvanların başında At ve Köpek geldiğinden, Köpekli Sporlar dalında bir gösteri sunmak amacıyla davet edilen Myway Border Collies üretim çiftliğimiz de üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştı. Öğlen sıcağında yapılan gösteri Whisky(BC) için oldukça zor olsa da gösteri başarıyla tamamlanmıştır.
Bu bağlamda Atatürk’ün köpekleri ve bilhassa Foks adlı köpeği hakkında biraz bilgi verebilmek amacıyla aşağıdaki satırları Sayın Ahmet Akyol’un “Atatürk’ün Kenti Yalova” adlı kitabından alıntıladık.
Resimdeki köpek Foks, bir sokak köpeği olduğu söyleniyor. Ama postundaki beyazların yeri aynı bir BC’deki bölgeler. Eh gösteri de zaten siyah/beyaz bir BC ile yapıldı.
Atatürk'ün Köpeği Foks
Anlatan: Cemal Granda
Atatürk'ün en sevdiği hayvanın at olduğunu biliyorum.
Fakat köpeği de çok severdi.
Bu vefakâr iki hayvana ayrı ayrı sevgi besler, onlara acırdı.
Birinci Dünya Savaşı’nda Alp adında çok sevdiği iri bir köpeği varmış.
Atatürk’ün kapısında nöbet bekler, hiç kimseyi içeri almazmış.
Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılardan alınmış beyaz- sarı karışımı bir av köpeği vardı. Yunan komutanlardan birinin köpeğiydi bu... Alper adındaki bu köpeği de çok severdi. Ölümüne çok üzülmüştü.
Atatürk’ün Foks adında bir köpeği daha vardı.
Yalova’da banyolarda seyyar fotoğrafçılık yapan Hasan Efendi’den 50 liraya satın almıştı. O zaman 50 lira oldukça önemli bir paraydı.
Atatürk, bir sabah gezintisinde, seyyar fotoğrafçının sehpasının ayakları arasında yatan köpeği görünce sordu :
- Bu köpek senin mi ?
Fotoğrafçı birden ne yapacağını şaşırdı. Sonra toparlanarak,
- Evet paşam, diye karşılık verdi.
- Çok güzel bir şey.
- Çok beğendiyseniz size hediye edeyim paşam.
Köpek o zaman yavruydu. Asil filan değil, bayağı sokak köpeğiydi. Ama tüyleri çok güzeldi.
Atatürk bir daha hayvana dikkatle bakarak, yanındakilere,
- Bu adamı memnun ediniz, dedi.
Böylece, fotoğrafçının köpeği Foks, Atatürk’ün köpeği oldu.
Foks aşağı, Foks yukarı derken, hayvan büyüdü. Adının nereden geldiğini hatırlamıyorum.
Foks, uzun süre köşkte kaldı. Bir Cumhurbaşkanı köpeği olarak hayatta kendi cinslerinin hiç birine nasip olmayan mutlu bir yaşam sürdü.
Foks, Atatürk’ün yatak odasında yatardı. Karyolasının ayak ucunda onun için diktirilmiş özel bir minder bulunurdu.
Atatürk sabaha karşı yatağına girene dek Foks da uyumaz, onu bekler, ancak sahibi yatınca, o da yatardı.
Bir gün ,Atatürk’ün elini sarılı gördük.
“ Foks ısırdı” dediler.
Olay, gece olmuş.
Sonra, köpeği uzaklaştırdılar, çiftliğe götürdüler.
Yakınlarından birkaç kişi,
- Sahibini ısıran köpekten hayır gelmez, diye öldürülmesi için Atatürk’e ısrar ettiler.
Atatürk izin verdi mi, vermedi mi bilmiyorum, ama Foks o günlerde öldürüldü.
Baytarlar (Veterinerler), Atatürk’e yaranmak için özenle köpeğin derisini yüzmüşler.
İçini samanla doldurup göz yerlerine cam takmışlar. Bir camekan içine oturtmuşlar. Tabii bunların hiç birinden Atatürk’ün haberi yok.
Bir gün, bir gezinti sırasında çiftliğe de uğradığı zaman, camekanda Foks’u görünce duraklar. İçi acıyla burkulur. Üzgün bir halde,
- Sevdiğim bir mahluku böyle görmek istemem, kaldırın onu, der.
Atatürk’ün elini ısıran köpekten ( sevdiğim bir mahluk) diye söz etmesi oradakileri şaşırtır. Bunu yüzlerinden okuyan Atatürk, şunları söyler :
- Her ısırana kızılmaz. Foks can acıtmak, fenalık yapmak için ısırmamıştır.
Ertesi gün, Foks’un doldurulmuş derisi, camekandan kaldırılmış ve bahçenin bir köşesine gömülmüştü.
(Ahmet Akyol, Atatürk’ün Kenti Yalova, Yalova, 2003, Sayfa 263-264)
Etkinliklerle ilgili fotograflar, fotograf albümü etkinlikler bölümünde sergilenmiştir.

